Parmağında Güz
-üzgünüm- benden habersiz değil parmak uçlarım.
Yarılan göğsün suretinde vurur ayın şavkı,
aynada ağarır saçlar hilal olur yüreğin sessizliği,
işlenir soluğu acı olan bir cana.
Her taşında boşluk, yorgunluk, karanlık.
İlk ilmek saralı bir nasıra /
penceremde yüzü gülmeyen bir bahçe
çınlatır bütün efsanelerin kulağını
hangi kumaştan yol açtıysan yüreğe
içinde birbirine küsmüş renkler
yol uzun küfe sancılı!
Altın levhayı çürüten karanlık
düğümlenir mağara duvarlarına.
Sessizlik cila olup parlar her köşede
elediğimiz şıkların inadına Şahmeran
yarasa memelerini kanatan düş sarkacında.
Parmağına dar gelen yüzük asılır rüyana…
belli -bilge kişinin -vefa şerbetini içmediği,
bilmediği tadı uzatamaz konuğuna oysa ki
yeminlerin attığı düğümü katık yapmıştık ruha
minik bir serçenin titreyen
bakışlarına intihar, sessizlik.
Şimdi parmağında güz
geri dön kavmine sağır bir direniş tohum,
vuslata açan. Kirpiklerinde söyleşir toprak ve tohum,
cemalin yedi veren akrep zehir / gül diken der,
dağ dinlemez yıkılır dağ bir cezbenin
hatırasıyla, parmak uçlarım habersiz değil
benden mişli geçmiş zamanların
öznesine gömülmeden dur dedin.
Dur dedin günlerin en sıkılgan anlarını bilmeden.
Zaman geri dönmeyen dilenci.
Zaman geri dönmesini bilmeyen sevgili.
Sorgula sessizliği uzansın artık yol
yeniden bize dertleşelim acıyı yutan sessizlikle .
Bizim Külliye / 31

2 Comments:
güzel şiir. yazmaya devam :)
baş ve son iki satır umut işler olumluluk ikisi arası umudun ölümü bir karamsarlık bence .şişmesi gereken bezenmesi gerken olumluluk değil mi ?bilmediği tadı uzatamaz konuğuna oysa ki
mısrasında ki fazlalık gibi geldi
teşekkürler
Yorum Gönder
<< Home