05 Kasım 2006

*Nasıl Aşksa*

Nasıl Aşksa..

*Günlüğümden*

Kimseyle merhaba dışında konuşmayı istemediğim anlardan birindeydim ki her fazla sözcük sıkıyordu beni. Masamda son zamanlarda elimden düşürmediğim bir şiir vardı ara sıra onu sesli okuyordum. Şiir de olmasa hayat benim için çekilmez oluru beklide. Karmaşık duygular ve yorgun ruh halimden sıyrılarak arada birkaç dize karalıyordum ki bu büyük bir saadetti benim için… Masadan her kalktığımda benim peşimden elaman niye defteri toplayıp çekmeceye koyuyorsa o an kalemi bıraktığım ruh haline bile ihtiyacım oluyordu geriye döndüğümde. Bunu o nereden bilecek ki.

Güneşli, rüzgarın nazlı nazlı estiği bir gündü öğrencilerin merakla kalemleri incelemeleri, sevdikleri sanatçı posterlerin sormaları, gözlerindeki o heyecan, bazen geç kalma endişesi ile aceleci tavırları artık vaz geçilmezimiz olmuştu. İnsanlarla bire bir diyalog içine girdiğim bu mesleği çok seviyordum aslında. Tek hoşuma gitmeyen şey; halkın özelinİ kadar bir ara bulduğunda anlatmasıydı…Her zamanki iş temposuna katık kitap rafını meraklı gözlerle inceleyen boş bir bakıştı bunun ne anlama geldiğini gayet iyi biliyordum ben. Bugüne kadar yabancı olduğu şeye dokunmak istemeyen bir ürkeklikle merak arası gelip gitmeleri yaşayan müşteri içerisi sakin olduğu ilk anda sormaya başlayacaktı bu kitap neyi anlatıyor diye. Nitekim de öyle oldu çevirse kitabın arkasını, ön bilgiyi görecek ama sormak daha kolay… Elinde Uşaklıgil’in Aşkı memnun u bu neyi anlatıyor? Görevli yardımcı oluyor içinde aşk geçen bütün kitapları tek tek soruyor bu neyi anlatıyor diye Arkadaş aşkı anlatıyor değinde şöyle mi “ terk edilmiş bir kadının ve onun çaresizliği mi? Kadının yüz ifadesi dikkatlerimi onun üzerine toplamaya yetiyor. Mana veremiyorum haline ve konuşmak da istemiyorum. Geçiştirmek istesem de kadın neyi anlatıyor bu kitap diye eline aldığı her kitabı soruyor. Mecbur cevap veriyoruz. İkili ilişkiler üzerine yazılmış kitapları mı arıyorsunuz diye soruyoruz içinde aşk olan bir kitap olsun istiyorum diyor. Bu kadın Sanıyorum ki çok dertli onu hangi rüzgar attıysa kitap rafına. Üç beş kitap seçiyor ve bir türlü karar veremiyor sürekli hangisini alsam acaba. Hanımefendi okuduğunuz kitaptan sonra diğerlerini almaya gelirsiniz diyoruz. Verdiği cevap ben köyde oturuyorum gelemem ki. Sevgi yok mu sizce diye bir soru soruyor (içimden şöyle diyorum tam adamına sorulmuş bir soru)… İstemeden konuşmak nasıldır bilir misiniz ona isteksiz cevap veriyorum. Ve hayat hikayesini anlatıyor.

**Altı aydır eşimden ayrıyım ve hiç aramıyor beni annemlere gönderdi. Telefonlarıma cevap vermiyor sanırım beni artık istemiyor. Çok kötü günler geçirdim yeni yeni kendime geliyorum ve boşanmak için mahkemeye gittiğimde eşimi seviyorum diyeceğim. Arkadaş seninle görüşmeyi istemeyen ve seni bırakmış birine bu sözü söylemen bir şey ifade etmez ki diyor verdiği cevap. Beni hiç mi sevmemiş eşim? Peki sevgi ne olacak? Dayanamayıp ben soruyorum çocuğunuz var mı? Evet iki buçuk yaşında çocuğum var. Peki neden çocuğundan ayrıldın onu yanına alsaydın. Bir anne çocuğundan ayrı duramaz ki anne sevgisine şefkatine ihtiyacı var onun diyorum. Cevabı ya çocuğu aldığımda bizi hiç aramazsa! maddi gücün mü yok evladına bakamaz mısn dediğimde o zaman başka bir yuva kuramam ki diyor. Donup kalıyorum. Çocuğunu annesiz mi bırakacaksın diyorum. Susuyor. Ben evladından bir anne ayrı kalamaz derken o başka bir evlilikten bahsediyor ve raflardan aşk kitabı bakıyor. Sormak istediklerimi daha fazla soramıyorum bir şeyler düğümleniyor boğazıma bana uçurum geliyor bu nokta. Bir anne evladından ayrı kalmayı nasıl düşler… (Arkadaş bir yolunu bul eşinle mutlaka son bir defa konuş diyor… Boş bakışlarla tamam diyor)

Bu ve bunun gibi o kadar hikaye var ki ortalıkta. Babaanne, anneanne tarafından büyütülen çocuklar ve bir başka ufka yelken açan çiftler. Ruhta yaşanan depremler ve sağlıksız kişilikler hep eksik kalan birşeyler. Tüm bunları ötesinde bu acıyla büyümüş üşüdüğünde aynı acıya sarılmış çocukların da bu hataya düşmeleri. Zincirleme olarak devam eden bu manzara göremediğiniz bir çok şeyi peşinden sürüklüyor.
Bayan çıkınca biraz düşünüyorum ya ben Bu durumda olsaydım diye acaba bu kadar konuşabilir miydim. Başa gelince anlaşılır sanırım her şey. Hissetmediğim bir duyuya cevap vermiştim onun lisanı bana yabancıydı çünkü…
Sonuç olarak bu tarz olayların tek suçlusu kadını çaresizliğe gömen vurdumduymaz erkekler… Aileye eğitimi görmeyen bütün bireyler aynı köprüden geçmeye devam ederken canlar da yanmaya devam edecek. Kadının sorularına cevap veren bir kitap mı yazılmalıydı. Köyden gelen bir kadın kitap rafında çaresizliğinin öyküsünü mü görmek istiyordu acaba… Kitaptan gelen onun yarasına nasıl bir melhem olacaktı ki? Tüm bu soruları bir tarafa kaydedip unutuyorum o günü…

6 Comments:

At 11/08/2006 01:44:00 ÖS, Blogger gaykedi said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

 
At 11/15/2006 07:44:00 ÖS, Blogger Ümit Zeynep Kayabaş said...

Teşekkür de *Güven* ?

 
At 5/14/2007 04:04:00 ÖS, Anonymous Adsız said...

Geçen sefer diyememiştim
Ama;
Bu sefer diyeceğim dost;
Bu sefer diyeceğim

K*a*h*r*ı*n
d*a
h*o*ş,
l*ü*t*f*u*n*d*a h*o*ş ...

.....................Remzi...

 
At 5/14/2007 04:05:00 ÖS, Anonymous Adsız said...

Geçen sefer diyememiştim
Ama;
Bu sefer diyeceğim dost;
Bu sefer diyeceğim

K*a*h*r*ı*n
d*a
h*o*ş,
l*ü*t*f*u*n*d*a h*o*ş ...

.....................Remzi...

 
At 6/19/2007 01:53:00 ÖS, Blogger gürbüz ünal said...

nereye baksan hayat atılması da kolay kesilmesi de kolay yapışması da kolay.karmaşa zihinde:ne yapılacak,yapılması gerekli mi,yapılmaz ise ne olur,yapılsa ne olur....övgü de kolay sövgü de...deccala çığırkan olmamalı iki göz açık gerk teşekkürler

 
At 2/18/2011 11:34:00 ÖÖ, Blogger Tarık Torun said...

Yazarın şair olması münasebetiyle poetik yapısının başarılı biçimde yasnsıması şeklinde deneme mahiyeti izlenimi veren günlük tarzı başarılı çalışma,

Yazı bütünsellik halinde sosyal hadiselerin insan ruhundaki etkiyi olumsuzluklarla birlikte başarılı sunmuş çözüm önerilerinin mısra aralarına konumlandırışı okuyucuya güzel ufuk açmıştır,

Yazarı gönülden kutlar başarısnın devamını dilerim..

 

Yorum Gönder

<< Home