05 Temmuz 2006

Kayıp...

Kayıp…
Geldiğin yeri kabul etmek yerine; kemikleşmiş inatlarla vurdum duymazlığı tercih ederek, dolaştın satır aralarında… . Düşünce; bir buluş kadar değerliyken düşünmek nedir bilmedin. Hep sende olanın savurganlığını yaptın cömertçe… Tek bir silahı keşfettin. O da boş vermişlik ki asıl bu uyuşturdu seni… Kalıpları bebek yapıp kundak diye şartlara sardılar. Hiç ninni dinletmeden büyüttüler. Önce seni kendine yabancı kıldılar.Her ayna sözcüydü oysa ki sen aynaları kırdın usunla. Görüntünün ezberi de bilmedi seni… Mekanın ‘boşluk’ Ne de çok yürek sıkıntıyla doldu. Boğulan sadece sen değilsin. Gergin yüz hatlarına alışmış ellerin. Huzur bir masalın adıydı değil mi?

Tek bir köprüden geçtin de bu köprünün altında ne var demedin. İçine girdiğin tünelin çıkışı yoktu, merak edip sormadın bile niye yok diye. Önce kendi içinde ne varsa onu kaybettin. Demir, taş, tuğla; bir yandan yıkıp diğer yandan( ret ettiğin ölçünün inadına) yapmaya çalıştın. Bildiklerini de kaybettin…. Bu kayıplar yeni bir ruhun olmuştu artık. Derini yüzmüşlerdi, ruhunu çalmışlardı sen kelimeleri isyana misafir ederken…
***
Korku diye boş bir tuvali getirdiler… İçine her şeyi sığdırdın da sığmayan ne diye sormadın bile… İhanetlerin kökünün nerden geldiğini araştırmak istemedin beklide. Sevgi bir ışıktı gözlerinde, değişmeliydi de. Değişirken senden gideni de anlamadan dizdin cümleleri defter denilen gize. Vakit dolacaktı elbette o günün kaydı hiç yapılmadı… Tadını bilmediğin şeye ahkam kestin ve merak bile etmedin. Neden her şey aynı?
Ç*Ü*N*K*Ü insan;
Susuzdu testiye su doldurmadı…
Ağladı , göz yaşı vefasızdı fark edemedi
Yorgundu, yorgunluk nerden geliyor diye sormadı
Neyi, ne kadar paylaşacağını bilemedi
İnsan, insan olduğunu unuttu / unutmalı dedi. Kirletmeyi sevdi / kirlendikçe sevindi / kirletti. Bataklık genişti herkese elini uzattı. Batarken batırmanın hazzını duymayı istedi. Hep istedi, vermek nedir bilmedi. Kapı çoktu / birini kapattı, diğerini açtı / elinde anahtar çoğaldı da / fark etmedi … Altın yürekler aradı kendi yüreğini göremedi.. Menfaat merkezdi ayrılmak istemedi. Bütün hikayeler aynıydı / farklı olur belki dedi. Hep yanıldı / yanılttı …
Her şey aynı şeyse farklı olan nerdeydi…

Soru*cevap* / formül * denklem?

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home