Kareli bir kağıt var önümde,birkaç kareyi boyuyorum kırmızı mavi ve siyahla. Bütün kareleri boyasam en çok hangi rengi kullanırdım acaba? Hayata rengini veren ruh halimiz zaman zaman düşündürmüştür bizi. Çıkmazlar… En çok bu çizgi arasında gelip gittiğimiz olmuştur. “ çaresiz kaldığınızda tek çare bilin ki yine kendinizsiniz” Çare kişinin kendidir keşfedebilene. Ama zor geliyor hayatı karelerine bölmek ve tek tek boyamak onları. Her kareye çıkmazı, bitkinliği, heyecanı ve çareyi fısıldamak. Beyni ne dolduruyorsa, en çok ne karıştırıyorsa onu parçalara ayırmak ve üzerinde düşünmek olabilir ilk iş. (Ama kaçıyoruz biz bu yük gibi gelen çözümden.) Her şey bitti diyoruz yeni başlamışken. Ve okyanus kadar derin sanılan hayatta boğuluyoruz.( Nereye kadar?) Ölüme bizi yaklaştıran zehir; damarlarımıza her gün biraz daha yaklaşıyor, iştahla. (Dış alemde; savrulan gülücüklerle sahte bir dünya kuruyor bize. Sadece o anda mutlu oluyoruz. Düşünmeye de gerek yok. İçinde bulunduğumuz anın keyfini çıkartmakla meşgulüz. Bir de bunun perde arkasına inelim, iç aleme) Neden kabuslarla dolu geceler? Neden burukluk var yüreğimizde? Neden bir şeyler boğazımı sıkıyor? İmdat! Sözcüğünü kim duyacak. Yeni bir bataklık mı?Renkli dünyanın ardında neler var? Ve nereye kadar devam edecek bu ışıltılı hayat? Ve göz kapaklarındaki ağırlık bitince sureti göremeyince eşya sökülmeye başlar perde arkası. Hayatı bir cümleyle ifade edecekseniz deselerdi. Önce hangi kelimeden başlardınız? Keşkelerden mi? “İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları,talihin olduğu kadar kendi karakterlerinin de eseridir.”!! (La Rochefoucauld) Mutluluk için mi savaş verdik. Bazen avuç içlerimizden kayıp giden bazen de yıldızlar kadar uzak bulup seyrine daldığımız o nazlı duygu için mi kendimizden uzaklaştık. Herkese sorular sorduk da bir kendimizi ayırdık. Cevapları bulmak zordu belkide. Ya da doğru cevaptan korktuk. Ve pişmanlıkların seferindeyiz şimdi . “İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar”. (Daniel Defoe) … Perde arkasını önce kendimiz görmeliyiz. Yolun nereye gittiğini merak etmeliyiz. Eminim bir zaman sonra hayatı; süzgeçten geçirip mürekkebi acılar olan kalemle anlatacağız, üzülerek. Yolun başı ve sonu görebilmektir. Her şeyden öte ‘asıl olanı bilmektir” çözüm…. Ruh miracı tattığında tatmin olur! “Her insan büyük bir alemdir. İnsan düşünceden ibarettir. Geri kalan et ve sinirdir”Mevlana
|
0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home