Değil mi
| Yağmur birden kesildi. Bir iki dakika önce telaşlıydı, heyecanlıydı, hiddetliydi ve sıralanabilecek her şeyi desteklemese de kabul ediyordu tarif sıksa da onu. Umulmadık bir zaman olmak istiyordu. Beklenildiğinde avuçlara ancak bir iki damla olarak düşmek sonrası rüzgarla bir hayale doğru sürüklenmek ve belli, belirsiz şekillerden uzak olmak işte yine suskunluğunun ilk sarılışıydı Naz dediğin makam, sürgün dediğin şehir, rüya dediğin alem; puslu bir gölgeyse gözünü yoran, kelimenin rengi kaktüsün gizlediği suda bulanıyorsa; toprak uyuşmazlığın, ay yıldız ve sen, dik üçgen gibi kendine olan vefasızlığında karanlığa bir yama oluyorsanız öykü denilen işaretle. Umut kapıda yorgun bir nefes ve merdivenin intiharında / kesik bir el. Bekleyiş solgun bir yüz. Yaklaştığın her adımda daha da solan kararsızlığının siteme son seslenişiydi… (sarılışıydı)…Biraz önce ateş yakılan yerde birbirlerinin dilini anlamayan kül yığını var. Sükutu bozan dalgaların sesi ve her şey bana inat sorularda gizleniyor(du) Cevap; şansızlığını dokusa da çaresiz bir ilmekle bütün şelaleler aynı kurguda. Ayna da mekanı terk etmek istedikçe, sabırsızlandıkça girift bir daire içinde bütün bellek allak bullak oluyordu. Hayal ötesi neyse o perde açıldığında, düş, her zamanki konuk edasıyla yaklaşırken pergelin ucuna yerleşen bekleyiş kelimeye hapis.***Bütün zaman kiplerine elini açsa da söz, yaşam; parmak aralarından süzülüp düşmeyi tercih eden bir telaştan ibaret d*e*ğ*i*l m*i? |

4 Comments:
her seferinde nefis olmuş diye diye kendimi tekrarladığımın farkındayım ama böyle güzel bir yazıya başka hangi sıfatı yakıştırabilirim ki? "fevkaladenin fevkinin de fevkinde!" mi demeliyim? :)
bana kalırsa yağmur asla kesilmez. olsa olsa yağmak için ortamın müsait, bulutların sıklaşmış olmasını bekler.
ve ne naz bir makam ne de sürgün bir şehirdir. belki rüyalardaki alemde var olduğu zannına kapıldığımız soyut kavramlardır bunlar, insanın cesurca adım atmasını engelleyen...
kül yığını görülen şey de ortamın renginden dolayı alevleri farkedilemeyen canlı bir ateş olmasın sakın?
fakat hak vermem gerekir size; yaşam, parmak aralarından süzülüp düşmeyi tercih eden telaştan ibaret!
(...)
(...)???
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Yorum Gönder
<< Home