Neden
Neden? Yeni bir şiir yeni bir doğum demek. Bir kan kaybı, deprem. Bataklıkta çırpınış, nefesin yer yer kesilişi; bitti dediğin an tekrarlanan başlangıçlar.Yok oluşla, diriliş aynı kefede mi ? Neyle neyi tartacaksın şimdi sen? Duvarları kelimelerden olan bir zindandasın. Her yer karanlık sadece gözlerin ışık. Hiç bir canlı yok etrafında yüreğin hariç. Hislerinle oluşturduğun bedeni sorguluyorsun üstelik hiç bir detayı unutmadan, ışığın ve sesin birlikteliğinde. Yeni bir elbise dikeceksin o bedene. Ölçüler aynı, kumaş aynı. (farklı olan ne?) Kalıp bir türlü uymuyor. Umursamıyorsun bu noktayı, düşünmeden de yapamıyorsun .. "Gece ve Yıldız" adlı tabloyu yapmıştın saman yolunu izlerken şimdi aynı bedeni kelimelerle resmedeceksin. Yüzündeki endişe duvarın incelen bölmeleri yüzünden. Denemek istiyorsun. İtina ile duvara dokunuyorsun. Duvar yıkılıyor neden? *** Her şey Masanda açık bir bir defter var. Bugünün tarihi atılmış, sanırım günlük tutacaksın. (Hüzünlü gözlerle boş boş bakıyorsun, zaman ilerlediği halde bir kelime dahi yazmadın henüz. Kelimeler geniş bir yelpazedir. Hayat sahnesinde rolünü hep başkasını taklit edip kendi olamayan insanların cömertçe kullandığı kelimelerin sıradanlığına gülüp geç lütfen.. . Onlarda sürekli kelimeler şekillenir. Avuç içlerinde yoğrulan oyun hamuru sanki kelimeler, akıl almaz ifadelerle süslenip yürekte teşhir edilir, o akıntıya kapılmamak imkansız değil mi? Sahne aktörlerle dolu, dolayısıyla kelime de... Sonrasında yeni aldanış ve rahatlamak için tercih edilen günlük defteri ... Yazmadan çekilen acı deftere boşaltılabiliyor . Defter; sessizce ilk açıldığım an göreceğim hüzünlü gözü tahmin etmiştim diyor. Her şey bir kehanet mi diye sorarken, şaşkın Tanrıçanın yeni bir cezası mı bu. Neden her şey birbirine girmiş. Her şey bir düğüm, neden? *** Aynı şey Güneşin altında ezilen kum yığını. Sanki güneşten bir parça, elimi uzatıyorum / tutmuyor.Belli ki canı çok yanmış. Ya da tutacakken ben çekiyorum. Bütün gün güneşte kavrulan kum yığınlarının çaresizliği, kaderi ; sessiz vaveyla... Bitiremediğim şiir kum tanecikleri gibi heyecanlı, çaresiz. Aynı şey uzakta da olsa aynı acı. Kum saatini kuruyor zaman perisi. Mısralara geri dönüyorum, onların nefesini içimde hissediyorum ve aynı nefesi soluyoruz, birden kayboluyorlar. Sanki saklambaç oynuyorlar, oysa ben yorgunum bunu unutuyorlar. Bir iki defa sesli okuyorum şiiri. Aynı yere geldiğimde yine sis çöküyor üzerime. Aynı huzursuzluğu hissediyorum ve devam etmiyorum. Düğün, şenlik, ölüm, yas / aynı şey şairde... Neden her şey aynı şey? |
