*Çıkmazlar*
Kadın ilk defa aynaya bakıyordu sanki. Tedirgin olmuştu. Boğazına bir şeyler düğümlendi. Bu gerilim saçlarındaki beyazlar içindi… (Acaba değişen saçlarımın rengi bana ne söylemek istiyor? Yaşlanıyor muyum yoksa?) Beyaz renk; bir çok duyguya tercüman. İnsan doğduğunda, yaşama veda ettiğinde aynı renge sarılıyor. Hem ısındığın hem de üşüdüğün bu rengin sanırım bir çok sırrı var. Kardan bir elbise için çırpınırdı çocukluğumuz buz tutmuş ellerimizi dinlemeden kar topu oynardık hayallerimizle gece üfleyince soğuk nefesini yıldızlar asardı yüzünü… çiğnediğim kar’dı çiğnediğim naz’dı… Gözlerimi kapadım. Dadım Hasene saçlarımı tarıyordu. Tarak isyan ediyordu gür saçlara. (Dadı sakın örme saçlarımı, istemiyorum) Bu son kelimeyi farkında olmadan sesli söylemiştim… Kapı ziliyle, cep telefonu aynı anda çaldı. Telefonu meşgule aldım. Arayan bekleyebilirdi değil mi? ( Size bir paket var, lütfen isminizi yazıp imzalayın.) Kağıda attığım imza beni temsil ediyor. Ve bu imzayla bir çok sıfatımız oluyor. Yani ikinci bir biz olacak kadar girmiş içimize. Sevmiyorum imzaları. Sevmediğim şeyleri yapmak istemiyorum… Pencereye yaklaştım. Bahar yağmurları hırslı olur. Sevgilinin hasreti ile heyecanlı ve neşeli olan yağmurun soruları vardır toprağa. Toprak hep sükut etse de. Her haykırış bir düğüm olsa da susmaz bahar yağmurları. (Cevaplarım biliyorum hoşuna gitmedi. Haklısın net cevaplar vermem ben. İdare et. Ya da sorulardan vaz geç. Soru- cevap şeklinde konuşmayı istemiyorum) Sağ köşeye bakmamak için kendimi zorluyorum. Her defasında aynı duyguları yaşıyorum. İçim tuhaf oluyor, üzülüyorum. Saçları oldukça kısa bir kız çocuğu, üstü genelde okul kıyafeti. Yağmur yağsa da yağmasa da hep o restorant’ ın önünde duruyor. Onu görünce içim parçalanıyor. O yöne bakmak istemiyorum… Akıl ne büyük nimet değil mi? Dün gece arkadaşın gönderdiği cd yi dinliyorum. Ruhuma hitap eden parçaları nerden buluyor acaba, pek tanışmışlılığım da yok … Ben bile bazen zorlanırım tarzıma uygun parça seçerken, isabetli parçalar göndermiş. (Dinlerken şiir yazmak bir başka oluyor.) Ruhların ezelde dostlukları vardır. Yeryüzünde tesadüf ettiklerinde birbirlerine muhabbet bağı ile bağlanırlar. Sanırım ruhların tanışmışlığı var önceden. Ya da bunun tersi. Bir türlü sevmediklerimiz de ruhların ezeldeki ayrılıklarından olsa gerek. Bunu düşünmek istemiyorum ( sayın x teşekkürler.) Paketi hala açmadım. Biliyorum açınca mutlu olacağım. Mutluluk bir yansıma, eşyanın yer değiştirmesi ve ruhtaki doyum mudur? Gördüğün hakikat değil de onun bir yansımasıysa, her adımda boyut değiştiriyorsan, tünelin çıkışı yoksa ve bütün kapılar demirdense, her köşe depremse; senden öncede çıkmazlar vardı, geri dön! Paketi açmadan rafa kaldırdım çünkü paketteki mutluluğu istemiyorum! |

1 Comments:
Beğeni için teşekkür ederim..
Yarım kalacaksa bir şey hiç başlamayın desem?
saygılar ....
Üzerindeki adres mutluluğa işaretti...
Yorum Gönder
<< Home