09 Mart 2006

*Yık-ım*



Çatlamış toprağın damarlarından arınan suda yıkanan hisler /
kıvranır fırçaların sesinde / ve
martı kanatlarında parçalanır / iskelet …

Titrek ışıklar, hengame,cümbüş...

Siyahın beyazın tezatlığını / gökkuşağında ovarlayan
kırık ipleri,dolasam parmağıma
kesirleri fırlatsam düş aynasına / dolanır
boynuma gökkuşağının yedi rengi...


ördüğüm mısraları, kum vadisinde çözsem
iz ve toz, öpüşünde hayalleri
kımıldayamaz düş...


Yontulan bir mermerden damlayan
sabırları sürüyorumyüzüme, hassas kanatlarıyla
gerginliğimi okşuyor / dolunayın asi çığlığı


Güz ertesi sararmış, yoncalar saklı bavulumda,
anıların ayak sesleri başucumda /
tomurcukların kesik çizgisi / mevsim
ötesi bir avluda harmanlanmakta...


Emiyor oyunların memesinden /akan irinleri yüreğim
kefene susayan kelimeler ölümcül bir çığlığı süslüyor /
Yolumu kesen mevsim / mizanımda ağır gelen nefesi çalıyor …



Çoğullara kış üşüşmüş düşüyor üşüyen gölgen yanağıma /
katran dökülmüş hikayeler kıvrılıyor zindanıma /
sessiz
ihanetin / yüreğime cellat!

"Bir şiirde tartılanı ancak yürek okuyabilir. Yüreği parçaayan da aynı silahtır. Bu şiir; maske takan, rollerini iyi oynayan, hayatın sahte aktörlerine ithaftır"







1 Comments:

At 6/28/2007 07:50:00 ÖS, Blogger gürbüz ünal said...

değil ya Yolumu kesen mevsim / mizanımda ağır gelen nefesi çalıyor …neye yoralım...

 

Yorum Gönder

<< Home