Çatlamış toprağın damarlarından arınan suda yıkanan hisler / kıvranır fırçaların sesinde / ve martı kanatlarında parçalanır / iskelet …
Titrek ışıklar, hengame,cümbüş...
Siyahın beyazın tezatlığını / gökkuşağında ovarlayan kırık ipleri,dolasam parmağıma kesirleri fırlatsam düş aynasına / dolanır boynuma gökkuşağının yedi rengi...
ördüğüm mısraları, kum vadisinde çözsem iz ve toz, öpüşünde hayalleri kımıldayamaz düş...
Yontulan bir mermerden damlayan sabırları sürüyorumyüzüme, hassas kanatlarıyla gerginliğimi okşuyor / dolunayın asi çığlığı
Güz ertesi sararmış, yoncalar saklı bavulumda, anıların ayak sesleri başucumda / tomurcukların kesik çizgisi / mevsim ötesi bir avluda harmanlanmakta...
Emiyor oyunların memesinden /akan irinleri yüreğim kefene susayan kelimeler ölümcül bir çığlığı süslüyor / Yolumu kesen mevsim / mizanımda ağır gelen nefesi çalıyor …
Çoğullara kış üşüşmüş düşüyor üşüyen gölgen yanağıma / katran dökülmüş hikayeler kıvrılıyor zindanıma / sessiz ihanetin / yüreğime cellat!
"Bir şiirde tartılanı ancak yürek okuyabilir. Yüreği parçaayan da aynı silahtır. Bu şiir; maske takan, rollerini iyi oynayan, hayatın sahte aktörlerine ithaftır"
|
1 Comments:
değil ya Yolumu kesen mevsim / mizanımda ağır gelen nefesi çalıyor …neye yoralım...
Yorum Gönder
<< Home