Yorgunluk; yüz hatlarına yerleşmiş hemen kendini belli ediyor.Yıllar oynadığı oyunlarıyla onu da kendisi gibi yapmış ( direksiyon hep istediği yöne çevrilecek, isterse uçurum olsun yol, fark etmiyor)
Hayat sahnesini, ustaca kullanan bir aktörün kurbanı olmak nasıl bir duygudur acaba?
( Aynı kelimelerin dünyasındaysanız; satın aldığınız ruh varlığı size elini uzatır; anlık bir hüznü harmanlarsınız. (İç dünya depremleri sessizdir, endişelenmeyin)
İnsana denilse ki; kendi tanımını yapar mısın? Hemen düşünecektir sık kullandığım poza göre mi tanım yapsam diye. Kendini tanımayan insan, duygularla yüzleşmesini bilemez. (Karanlık ve gözler kapalı, pistte dans; hayal gücünün çemberinden geçmek mi? Yorum yok)
Bazen zaman kavramı dağılır, geçmiş – gelecek kurduğu köprüyü yok eder.(Geçişi nasıl sağlayacağız) Bir oyunu izliyorsun ya da oyunun içindesin; rolün güven. Bu duyguyu hakkıyla sunabilme sanatı çok zevklidir değil mi? (Deseler ki bir yüreği yıpratacaksın ilk yapacağın şey ne olurdu? Senin yerine cevap vereyim “oyundaki güveni fısıldardım” İnanışların göz pırıltısını görmek; ruhta ki en derin hazlardan biridir. O makamı sık sık ziyaret ettiğini biliyorum.( Senin bilmediğin bir şey var; bezen gözlerin yerine yürek ağlar! Mutlu musun?)
Mutluluk terimi nedir diye soruyor yabancı bir ses. Derin bir konu diye yüzeysel geçmek istesem de ses beynimde çoğalıyor (Dinle …)
Mutluluk; mekanı bulduktan sonra onu iyice tanıyıp idrak etmektir. (hangimiz gerçek mutlulukta? Mutluluğun gerçeği de mi var? Cevap yok)
Mutluluk; ait olmak istediğin yerde rahatlıktır. (rahatlık nedir? Bana, soru sorma artık) Duyuların coşkulu olduğu andır, keyiftir. (Tamam soru yok, için rahat etsin )
Mutluluğu hazmetmek zordur.Onu bulduğun an kaybetme korkusu sarar seni (olmadık şeyleri büyütürsün, çoğaltmayı değil eksiltmeyi tercih edersin. Sana cazip gelen olumsuzluklardır. Şüpheyle pekişir duyguların. Aynı tekerlemeyi çevirir dil. Ve daralır çember ki bu kabusundur. Sen onla beraber olmak istersin ama ruhun dönme dolapta gezer. İsimlendiremezsin kendini, baksan çerçeveye, mutluluk yerleşecek (yıldız kayarken de dilek tutulur değil mi? Bir başka yürekte bir başka mutluluk .ştt ! dileği içinden tutacaktın! Üzülmedim merak etme)
Mutluğu ararken mutlu oluyoruz biz. Bir tepeye oturtuyoruz onu ve tırmanmaya başlıyoruz bazen düşüyoruz, kan lekesi tenimizde bazen de yetmiyor ömrümüz içimizdeki ukdeyle göç ediyoruz . Onun bizim olmasına hiç müsade etmedik, edemedik! Hüzünler tutuyor bileklerimizden bir zincir oluyorlar bizi saran ve her yönden kilitliyorlar bizi. Böyle iyi değil mi? (Yarım kalmış mektuplar vardır. Niye tamamlanmadılarsa? Yarımdır ama defalarca okursun onu her okuyuşta aynı duygularda mısın? Ben nerdeyim?
http://www.bhdhaber.com/default.asp?yazarid=59&yaziid=499