15 Ağustos 2005

*Adımlarım Emrimde * 3

Kalbim hızla çarpıyordu , olabildiğimce hızlı yürümeye çalışıyordum ama nafile Selçuk koşarak bana yetişmişti .
Çisem , lütfen dinle diyordu . Herkes bize bakacaktı durmasaydım gayet soğuk bir ses tonuyla efendim dedim
Selçuk :
Çisem tamam benimle konuşmuyorsun bu ayrı bir konu , yolu değiştirip bir genç kızın ara sokaklardan akşam üstü yürümesi tehlikeli . Ortalık serseri dolu , başına tatsız bir şey gelebilir.
Çisem:
Benden uzak dur lütfen ! nutuk dinleyecek halde değilim .Karşında çocuk yok , başımın çaresine bakabilecek biriyim
Selçuk sessiz bir şekilde - evet çocuk yok ama koca bir bebek var hem de inat bir bebek .. Tamam Çisem ben senin çıkış saatinde iş yerinde olmayacağım lütfen inadı bırak
Çisem :
Bana karışma ya ! git lütfen . Bıktım senin baskıcı huyundan . Rahat bırak beni .
Selçuk
Anlamıyorsun değil mi senin için endişelendiğimi? seni çok seviyorum üzerine titriyorum ve sana zarar gelmesini istemiyorum Şimdi tercih hakkın kullan eğer bir daha ara sokaklardan eve gidersen okula ben geleceğim seni almaya , yanında yürümezsem bile arkandan seni takip edeceğim ..lütfen canım beni anla! seni seviyorum .
çisem
Ya ne biçim insansın sen ! yaklaşma bana uzak dur 1 böyle baskıcı olduğun müddetçe seninle konuşmayacağım . Senin yüzünden arkadaşlarla eğlenmeye gidemiyorum çocuklara Çisemi almayın sakın diye tembih ediyormuşsun ......... yeter ya !
Selçuk :
- Çisem, canım bir yere oturup konuşalım bu böyle olmayacak beni ne kadar yanlış anlamışsın sen . Hadi canım evet de akşam yemeğini beraber yiyelim . Son bir şans istiyorum senden ..
Çisem, derin bir nefes aldıktan sonra
- Selçuk sonra konuşuz .. Edebiyatçı ödev verdi yıl sonu olmasına rağmen “ su kasidesi “ istedi benden hazırlamam gerek iyi akşamlar
Selçuk
- Tamam canım bu olumlu tavır bana yeter bu gece .. iyi akşamlanır canımın içi .. seni seviyorum bebeğim ..
Tabi Selçuk eve kadar çisemi takip etmişti yoksa içi rahat etmeyecekti Niye böyleyim Allah ım . Elimde değil onu her an göz hapsinde tutmak istiyorum .iş yerine doğru ilerliyordu ki telefonu çaldı müzik sesinden anlamıştı annesi çağrı bıraktığını
Ya koca adam oldum annem dk başı arıyor .. Tamam melike sultan yemekte evdeyim ..öptümm. .İş yerine doğru hızlı adımlarla yürümeye başlamıştı ..
Eve gelir gelmez odasına çekilen Çisem uzun uzun düşünmeye başlamıştı . Selçuk sevilmeyecek biri değildi , hayat doluydu ve onun yanında insan kendini huzurlu hissediyordu . Bunun yanında eksisi de vardı ne gibi mi .Selçuk liderliğe alışmış bir kişiydi hep göz önünde olmuştu bu da ona başkalarına yönetme gücünü vermiş olmalı ki bütün kararlar Selçuk tan çıkacak o kişiye en küçük bile hak tanımayacaktı ... Başka başka ! yok öyle ..
Ne yapacağımı şaşırdım benim gibi biri onunla nasıl yapacak .O günü hiç unutamıyorum. Selin hasta olmuştu ve ilacını almak için köşedeki eczaneye gitmiştik ( keşke gitmese miydik ) ...?

10 Ağustos 2005

*Adımlarım Emrimde *2

Kaçışlarımın listesini yapıyorum hafızamda ; bu uzun bir liste başlangıcı ve bitişi birbirine zıt ..virajlara giriyorum , mesafeler daralıyor, çizgi zikzaklara yönleniyor ve durakta bekleyen yaşam nefesi …Hayat ve kaçışlar ..N(ereye kadar ) kaçış ? Kovaladığım ne ? Ya yakalayamadığım ne? Bu kimliğin etiketi M(utsuzluk mu ) gurur duymalıyım bu uzun listeden .Sevdiğim insan Selçuk da bu listeye dahil olanlardan şimdi ..Adımlarıma emretme cesaretini nerden alıyorum ne çok güçlüyüm. Ben sevdiğim insanı, bir anda terk edebiliyorum hiç düşünmeden .Onun ne halde olduğu umursamıyorum bile .. Bundan bir ay önce Tuğçe Şafak Selim den ayrılmıştı. İntihar girişimi , verdiğimiz teselliler , sabahlara kadar sohbetlerimiz . Deli bu kızlar ya aşk adını verdikleri geçici duyguyla kendilerini ve yakınlarını perişan ediyorlar hiçte düşünmüyorlar neticeyi o iksir bedene ve ruha hükmediyor ; körün labirentlerde çıkış araması ve bataklıkta çırpınış .Bir müddet sonra yeni sürprizlere şahit oluyoruz beklenmedik …Gözlerime inanamıyorum bazen Bir ay boyunca Tuğçe ye yardımcı olmuştuk onu mutlu etmek için kızlar elinden geleni yapmıştı ve hain selim e öfke kusmuştuk .Kızı ne hale getirdi diye ..O hayat dolu , neşeli kişi yok olmuştu yerine yaşayan bir ölü gelmişti .Ya bu sevgi insanı nerden nereye getiriyordu böyle diyorduk ki okulun veda gecesi umulmadık bir sahne ile karışlılaştık aşktan deliye dönen Tuğçe hanım Doğukan la dans ediyor ve birbirlerine sevgi sözcükleri fısıldıyorlardı , ne çabuk unutmuştu Selim i Aşkın zavallı rengi ! Hayat bu kadar basit işte .Aşkın kalıbı , ölçüsü , zamanı , mekanı yoktur . Gönül her an her dk yeni bir başlangıçla dansa hazırdır ve melodi anda yaşananlar .. Bugün bu kapıyı zorlayan kelimeler yarın bir başka bestenin peşinde . Her yön bir başka akışa açılıyor ve noktayla sonlanan aşklar her yeni günün ilk ışıklarında yıkanarak tazeleniyor ve işte Tuğçe nin aşkı ki görevi eline alınca bakalım karşısına kim çıkacak. Yaz tatilinde Doğukan Ah aşk hep virgüllerdesin …Arkamdan birinin seslendiğini duyamayacak kadar dalgındım dönüp baktım Selçuk , dur işareti yapıyordu tabi ki durmadım .( devam edecek )